Düziçi'nin Tarihi

ilçenin tarihinin kökenleri tam  olarak tespit edilmiş değildir.Buna rağmen bilinen araştırmalar ve eldeki kaynaklara  göre İlçede ilk yerleşimin VIII. Yüzyıla kadar dayandığı sanılmakta ve bu bölgeye "Şunguru  Salmiye" adının verildiği bilinmektedir.Düziçi'nin tarihi Anadolu'nun tarihiyle benzer olduğu ve hatta Paleolitik ve Neolitik dönem ile ilgili  bulguların uygun olarak görüldüğü Akdeniz Bölgesinde; İlçemizin de konumu gereği,Paleolitik olmasa bile Neolitik kültüre  uygun bir yaşam tarzına ayak uydurduğu sanılmaktadır.Hitit dönemine ait KARATEPE  kazıları ,bölgenin Hititler döneminde bir yerleşim yeri olması ihtimalini akla getirmektedir. Çerçioğlu Köyünde bulunan Domuztepe kalıntıları bu düşünceyi doğrular niteliktedir.Ayrıca Böcekli Beldesinde Neolitik
 döneme ait olduğu  sanılan mağaralar ve yine aynı özelliklere sahip Alibozlu Mağaraları İlçenin tarihinin kökenleri  hakkında şüpheler de  uyandırmaktadır.Başka  bir özellikte İlçenin yakınlarından ANADOLU-SURİYE tarihsel ticaret yolunun geçmesidir.

Amanos Dağları'nın  ender  bulunan geçitlerine yakınlığı ticaret yollarıyla ilişki kurmasını sağlamış olmasıdır.Böylece hem bölge de yerleşimin  gelişmesi ve hem de kültürel gelişimi etkileyen faktörlerden biri karşımıza çıkmaktadır.  İlçenin konumuna genel olarak bakıldığında tipik bir Akdeniz Uygarlığı niteliklerini de taşıdığı görülmektedir. Bu da  aynı bölgede hüküm süren Roma İmparatorluğunun kültürüne ait eserlerin ilçede sık sık görülmesinden ortaya çıkmaktadır.Bölge göçlere ve seferlere de sahne olmuştur.İlçeye yapılan tarihsel seferlerin ilki İskender' in Asya Seferi' dir. İlçe  bu seferlerden etkilenmiştir. Bir diğeri ise Haçlı Seferleri' dir. I. ve III. Haçlı Seferlerinde bu bölge kısa bir süre  Haçlıların eline geçmiştir.  İlçeye bilinen göçler ise birbirine yakın dönemlerde olmuştur. İlki Ermenilerin Klikya' ya gelişiyle ilgilidir. Diğeri  ise özellikle 1. Alaattin Keykubat zamanında buraya Oğuz Boylarından Avşar, Çavuldur, Peçenek, Kızık ve Karkın gibi  boyların gelip yurt tutmasıdır.Zamanımızda hala bazı köyler bu boyların adlarıyla anılmaktadır.Bu durumun Türklerin
 bulunduğu bölgeye "Ad verme" geleneğinden kaynaklandığı sanılmaktadır.Bugünkü Haruniye Yeni ismi ile Düziçi İlçesi Büyük Abbasi Halifesi Harun-ür Reşit' in uç beyi olan Faraç Bey tarafından
 699 yılında kurulmuştur.Faraç Bey bugünkü Kurtbeyoğlu Mahallesinde bir kale inşa ettirerek burayı yerleşim merkezi olarak seçmiştir. Kaleye  Harun-ür Reşit Kalesi ismi verilmiş ve yörenin adı da Haruniye olmuştur. Askeri yönden büyük önem taşıyan bu yöre ve kaleye Horasanlı gönüllü Türk Mücahitleri yerleştirilmiş ve iskan edilmişlerdir.

Haruniye M.Ö, 960 yılında Araplar' dan
 Bizanslar' ın eline geçmiş ve kale yıktırılmıştır.Kale daha sonra Hamdaniler'den Halep Emiri Şeyh Al Davla tarafından geri alınarak yeniden onarılmıştır.Daha sonra Anadolu Selçuklu Devletinin Kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah , İznik te birliği sağlayıp doğuya yöneldiğinde ilçeyi kendi topraklarına katmıştır. Karamanoğulları ve Ramazanoğulları dönemine kadar bölge zaman zaman Ermeni
 Despotlarınca ele geçirilmişse de Ramazanoğulları ve arkasından da Dülkadiroğulları  da bölgede etkinliklerini  sürdürmüşlerdir.Yavuz Sultan Selim, Mısır'a yaptığı sefer sırasında İlçeyi Osmanlı topraklarına katmıştır.XIX. yüzyıla kadar Osmanlı  egemenliği sürmüş, bir ara Mısır Emiri Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa İlçeyi Mısır topraklarına katmışsa da 1834  Kütahya Andlaşması ile tekrar Osmanlılara geçmiştir. İdari olarak Maraş Sancağı' na bağlı Bahçe İlçesinin Nahiyesi olan Haruniye 1878 yılında Adana İli' ne bağlanmıştır.

Haruniye , Birinci Dünya Savaşından önce İngilizlerin, daha sonra da Fransızların işgaline uğramış, bölgele getirilen   Ermenilerce yöre halkına katliamlar yapılmıştır. Yerli halk ve çete birliklerinin ortak mücadelesi sonucu 28 MART 1920
  de ilçe hürriyetine kavuşmuştur.  Cumhuriyetin İlanından sonra 1954 yılında Hacılar, 1957 yılında da Haruniye Belediyelik olmuş ve her iki belediye  birleşerek 29.11.1983 tarihinde ilçe olarak, Düziçi adını almıştır.İlçede yapılan tarihi kazılarda Hitit uygarlığına ait eserlere rastlanmıştır. Bugünkü Haruniye, yeni ismi ile Düziçi, Büyük Abbasi Halifesi Harun Reşit'in uç beyi olan Faraç Bey tarafından 699 yılında kurulmuştur. Düziçi bölgesinin 8. asırda adı, Maraş ile Anabarza arasında bulunan Şuguru Saimiye idi. Eski ismi ile Harunabat olan Haruniye, ismini Büyük Abbasi Halifesi Harun Reşit'ten almaktadır. Haruniye sırasıyla Bizanslılar, Hamdaniler, Haçlılar ve Selçuklular idaresinde kalmış olup, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. I.Dünya Savaşından sonra Fransız ve İngilizler tarafından işgal edilmiş ve halkın vermiş olduğu mücadele sonucunda 28 Mart 1920'de hürriyetine kavuşmuştur.

COĞRAFİ KONUMU

Düziçi ilçesi kendi ismini aldığı Düziçi ovasının kenarında kurulmuş olup, etrafı dağlarla çevrilidir. Yeryüzü bakımından Düziçi ovasının dışında her yer dağlık ve engebedir. İlçenin yüzölçümü 460.90 km2 dir. Doğal bitki örtüsü maki olup 700-800 metreden sonra çam ve yayvan yapraklı ağaçların oluşturduğu ormanlarla karşılaşılır.

İlçenin kuzey ve batısını çizen Ceyhan nehri en büyük akarsuyudur. Diğer önemli akarsu ise Sabun çayıdır. Ayrıca Kızılca, Deliçay, Bağlama, Üzümlü ve Çamiçi dereleri de bulunmaktadır.

İlçenin kuzey-batısında Kadirli,kuzeydoğusunda Kahramanmaraş ilinin Andırın ilçesi, doğusunda Amanos Dağları ve Bahçe ilçesi, güneybatısında ise Osmaniye ili ile çevrilidir.

TURİZM DEĞERLERİ
Osmaniye il merkezine 32 km mesafede olan Düziçi ilçesindeki önemli yapılar Harun Reşit kalesi, Saman kalesi ve Kurtlar kalesidir. Düldül dağı eteğinde Haruniye kaplıcası ilçenin en önemli termal turizm merkezidir

HARUNİYE KAPLICALARI
Turizm Merkezi ) Osmaniye iline 49 km, Duzici ilcesine 22 km uzaklikta, Ceyhan irmaginin kenarindadir. Belediye ve mucavir alan sinirlari disindadir.Kaynak, dogal cikislidir. 25 lt/sn akim degerine 3542 banyo/ kisi / gun ve termal yatak arz kapasitesine sahiptir. Sıcaklığı 33 oC olup kaplıca suları bikarbonat, kalsiyum, magnezyum, hidrojen sülfür ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Banyo ve içme kürlerine elverişlidir.Termal suyun artisi ve korunmasi icin ozel bir teknikle kaptaj ve sondaj geregi vardir.Kaplica sahasinda PTT, elektrik, icme suyu vardir. Bu kaplicada sadece kuvet ve havuz banyo uygulamasi yapilmaktadir.Vasifli konaklama ve yan tesisler gelistirilmemistir. 115 oda vasifsiz yatak mevcuttur. Yatirim bazinda on çalismalar devam etmektedir. Kaplica suyunun kullanma hakki Il Ozel Idaresine aittir. Ozellikle Arap ulkelerine donuk bir “Kaplica merkezi” olarak gelistirilmesi hedef alinmistir. Ozellikleri:Romatizma, kadin hastaliklari, deri, sinirsel hastaliklar, beslenme bozukluklari, karaciger ve safra kesesi, mide ve bagirsak rahatsizliklari gibi hastaliklara olumlu etki yapmaktadir.

Devamı İçin Tıklayın

ILCEDE BULUNAN TARIHI VE TURISTIK YERLER
Ilce bir cok hoyuk,mezar kalintisi,eski para heykel yeri ile bir acik hava muzesini andirmaktadir.Ne var ki eserleri cogu henuz bilimsel bir gozle ele alinmamis, arastirilmayi beklemektedirler. Harun Resit Kalesi (Kurtlar Kalesi)
Bilindigi kadariyla 699 yilinda Abbasi halifesi Harun-ur Resid tarafindan yapilmistir.Ancak kalenin indaati Halife Muhammed El Mehdi zamaninda baslamistir.Yine bilindigi kadar Halife Harun Resid'in bolge valesi Huzeyme Bin Hazim, Halife adina altin ve gumus paralar bastirmistir.Kalenin tam olarak tamamlanmasi Harun Resit'in bolgeye Komutan olarak gonderdigi Farac Bey tarafindan saglanmistir.Bu sirada ortaya cikan Bizans-Abbasi sinir catismalarinda onemli bir us gorev alan kale, ilcemizin kuzeydogusunda kurtbeyoglu mahallesi icinde bulunmaktadir.960'da Bizanslilara gecen kale daha sonra Seyh Al Davla tarafindan alinarak tekrar eski sekli ile Abbasi hizmetine sunulmustur.Kale ile ilgili soylentiler icinden en onemlisi kaleden baslayarak Harap Mevkiine kadar suren yeraltı tunelidir.Soylentiye gore bu tunel Insanin rahatca hareket edebilecegi boyuttadir ve kalenin asagiyla her turlu iliskisini saglamak uzere yaptirilmistir.Bugun kale Harabe gorunumundedir ve sozu edilen tunel kapanmistir.

DIGER KALINTILAR
Bocekli Koyu Dumburdek Mahallesi, Alibozlu koyu bazilari kapanmis magaralar mevcuttur.Yazlamazli koyu yakinlarinda bulununan bir kilise su an arastirma yapilmak uzere korumaya alinmistir.Bir cok koyde mezarlar kale kalintilari paralar bulunmaktadir.Roma donemine ait sutun baslari, mezar taslari, Lahitler Cam esyalar ve buhurdanliklar buluntular arasindadir.Ögretmen Lisesinin KuzeyDogusunda Su kemeri, Karagedik Koyu yakinlarinda ve Ceyhan nehri kiyisindaki Su yolu hala durmaktadir.

ALMAN BINASI
1914'te almanlar tarafindan Hastane olarak yaptirilan 4 katli binadir.Daha sonra Koy enstitusu acilinca bina okul olarak kullanilmistir.okul simdiki yerine tasininca Bu binanin malzemelerinin bir kismini insaatta kullanildigi soylenmektedir.

HARAP MEVKİİ
Hacilar kasabasinin merkezinde kuruldugu varsayilan bir yeralti sehridir.Halk arasinda yeralti kalesi diye anilmaktadir.Karatepe ile benzer bir tarihsel gelismenin var olabilecegi olasiligi vardir.Icinde odalarin bulundugu magaralarin varligida ayni dogrultudaki isaretlerdir.Ancak su ana kadar hicbir bilimsel calısma yapilmamistir.Kurtlar kalesinde baslayan tünelin burada bittigi gorusu yaygindir.Uzerinde buyuk bir yerlesim yeri bulunmaktadir.

TARIHI KOPRU
Haruniyenin 4 Km. kuzeyinde Osmanlilardan kaldigi sanilan bir koprudur.Ilceyi yillarca Kuzeydeki Koylere baglamistir. Koprunun genisligi 6 uzunlugu 30m. civarindadir.Uzerinde ulasim devam etmektedir

HARUN REŞİT KALESİ
Bilindigi kadariyla 699 yilinda Abbasi halifesi Harun-ur Resid tarafindan yapilmıstir. Ancak kalenin insaati Halife Muhammed El Mehdi zamaninda baslamistir. Yine bilindigi kadar Halife Harun Resid'in bolge valesi Huzeyme Bin Hazim, Halife adina altin ve gumus paralar bastirmistir. Kalenin tam olarak tamamlanmasi Harun Resit'in bolgeye komutan olarak gonderdigi Farac bey tarafindan saglanmistir. Bu sırada ortaya cıkan Bizans-Abbasi sinir çatismalarinda onemli bir us gorev alan kale, İlcemizin kuzeydogusunda kurtbeyoglu mahallesi icinde bulunmaktadir. 960'da Bizanslılara geçen kale daha sonra Seyh Al Davla tarafindan alinarak tekrar eski sekli ile Abbasi hizmetine sunulmustur. Kale ile ilgili söylentiler icinde en önemlisi kaleden baslayarak Harap mevkiine kadar suren yeralti tunelidir. Soylentiye gore bu tunel insanin rahatca hareket edilebilecegi boyuttadir ve kalenin asagiyla her turlu iliskisini saglamak amacıyla yapilmistir. Bugun kale harabe gorunumundedir ve sozu edilen tunel kapanmistir. Buyuk bir tarihi varlık olan Kalenin acilen restorasyonaihtiyacı vardir.Yetkiklilere duyrulur. Geregini yapılmasını arz ederim.

- мєкαηѕιz -

Copyright © 2008 Burak Ôner

www.duzici.ilcesi.biz